Bu Blogda Ara

21 Nisan 2015 Salı

Akşam tebbessümü olsun Tom

20 Nisan 2015 Pazartesi

Otoparkta çığır açan teknoloji

7 Nisan 2015 Salı

Adsense Hesabı Açmak

Hızlı, Kolay Adsense Hesabı Açmak, Almak
Bizim buada tavsiye edeceğimiz yol aynı zamanda en hızlı kolay adsense hesabı alma yöntemlerinden biridir. Çünkü adsense yoğun olarak talep gören bir sistem olduğu için çok fazla başvuru almakta ve bunun yanında alınan bu başvurular arasında sistemi manipüle ederek gelir elde etme niyetinde kişiler de oldukça fazla olduğu için oldukça seçici davranılmaktadır. Bu bariyerleri aşabilmemiz için dikkat edeceğimiz bazı hususlar var.

Belki dah sağlıklı yol profesyonel bir com'lu domain altında sitemizi açıyor olmak ancak bu nispeten zor bir yol olacaktır. Bunun yerine daha kolay olarak blogspot yani blogger altından bir blog açabiliriz. Bunu seçiyor olmamızın nedeni, google'ın kendi blog platformu olan bu sisteme kolay başvuru imkanını tanımış olması, buradan yapılan başvuruların daha hızlı işleme alınabiliyor olma ihtimali ve diğer taraftan da bunu açmanın oldukça kolay olması.
Blogunuzu açmadan önce yukarıda bahsettiğimiz şekilde konu seçiminizi doğru yapmalısınız. Örneğin "a-b takımı maçları canlı izle" şeklindeki açacağınız bir blog blogunuzun onaylanma şansını neredeyse sıfıra indirecektir. Oldukça fazla spam yapılan bir konuda bir blog açmaya çalışmış olursunuz. Eğer blogcu.com altında bir blogunuz varsa yeni blogunuzun da buna paralel konuda olması ileride blogların birbirini desteklemesi anlamında faydalı olabilir.
Yeni bir blog açmak için www.blogger.com adresine gidip var olan google hesabınızla oturum açabilir ya da hesabınız yoksa sağ üstteki "KAYIT OLUN" butonu ile kaydınızı olabilirsiniz.
Giriş yaptıktan sonra "Yeni Blog" butonu ile yeni blog oluşturmaya başlayacaksınız. Blogunuzu oluşturduktan sonra kullanması kolay ve her şeyin Türkçe olduğu bu blog platformunda hemen yazılarınızı girmeye başlayabilirsiniz. Ancak dikkat edeceğimiz husus bir vitrin oluşturduğumuzdur. Unutmayın ki google adsense yetkilileri size onay verip vermeme kararını bu sitenize bakarak karar verecekler. Çok kaliteli bir siteyi blogcu altında oluşturmuş olsanız dahi onların bakcakları adres burası olacak. Bu nedenle konunuzla alakalı, kaliteli, özgün, resimli, hatta makale tadında içerikler oluşturmaya başlarsanız kaliteli bir içerik üreticisi olduğunuzu da göstermiş olacaksınız. Siz sabredip günde 2-3 içerik girerek 1 hafta 10 gün boyunca bu blogunuza içerik eklemeye devam edin. Artık bir spamcı olmadığınız havası oluşabilecek kadar blogunuza emek verdikten sonra başvurumuza geçebiliriz.
Yapmamız gereken "Kazançlar" menüsü altındaki alan gitmek. Açılan sayfada adsense'in tanıtımının yer aldığı kısmı göreceksiniz. Buradaki "Başlarken" butonuna tıkladığınızda karşınıza kaydınızı oluşturmanız için çeşitli adımlar çıkacak. İlgili formu doldurup başvurunuzu yaptığınızda onay süresince gireceksiniz. İlk süreçte başvuru yaptığınız siteniz, bilgileriniz kontrol edilecek ve bir ön onay alacaksınız. Ancak bu onay ne zaman gelir, bu oldukça değişken bir konu. Pek çok başvuru sahibi 24 saat içerisinde bir yanıt alırken kimisi 1 hafta, hatta kimisi de 1 ay sonra yanıt alabilmektedir. Bu süreç tamamen kısmetinize bağlı olup yapabileceğiniz bir şey bulunmamaktadır. En nihayetinde sürecin sonunda başvurunuzla ilgili olumlu ya da olumsuz bir yanıt alacaksınız. Aldığınız yanıt olumsuzsa kabul edilmeme nedeniniz de size gönderilen mailde yer alacaktır. Buna göre reddedilme sebebinizi bilip bu konuda daha dikkatli olabilirsiniz.
Başvurunuz onaylanmışsa ikinci adımda reklamları yerleştirip ikinci aşama onayı almanız gerekecek. Reklamları doğru yerleştirip yerleştirmediğiniz kontrol edildikten sonra bir onay daha alacaksınız. Ancak bu sürecinde birkaç gün alacağını hatırlatmakta fayda var. Eğer bunu da atlatırsanız; "Tebrikler, artık siz de bir adsense reklam yayıncısısınız!"
Bu aşamadan sonra ınaylı bir hesap sahibi olarak kurallar dahilinde yeni siteler ekleyebilirsiniz. İşte önceden onay alamadığınız blogcu.com blogunuza da bu vesileyle reklamınızı ekleyebilirsiniz.

Adsense Hesabı Açarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

En başta yeni bir Gmail adresi almamız gerekiyor.

Ardından Google’nin Blogger hizmetine girerek uygun bir sektörde blog açmamız gerekiyor. (Sağlık ve psikoloji olabilir. İngilizce olursa daha iyidir.)

Bu aşamadan sonra biraz özgün bir tema ile beraber siteyi hafiften el atmamız gerekiyor. (Favicon ekleme, başlık vs.)

Ardından Seçtiğiniz sektöre uygun toplamda 10-15 adet makale temin etmemiz gerekiyor. (Türkçe makaleleri translate ile çevirebilirsiniz. Son yazdıgınız makale biraz anlamlı olsun ve görsel barındırsın)
Blogger tabanlı olduğundan dolayı hızlı index alacaktır.

2 gün sonunda Blogger (Blogspot) paneli üzerinden Adsense hesabı almak için başvuru yapın.
En kısa sürede, büyük ihtimalle hesabınız onaylanacaktır. Bu şekilde bu hesabınızı rahatlıkla kullanabilirsiniz..

6 Nisan 2015 Pazartesi

Geçersiz etkinlikleri engellemeye yardımcı olmak için neler yapabilirim?

Bildiğiniz gibi, reklamlarının aldığı trafikten nihayetinde AdSense yayıncıları sorumludur. Bu nedenle, hesabınızın politikalarımızla uyumlu olmasını ve geçersiz etkinlik oluşturmamasını sağlamak için reklam trafiğinizi özenle izlemeniz önemlidir. Aşağıdaki ipuçlarını uyguladıktan sonra şüpheli bir şey görürseniz, bize bildirebilirsiniz.

Program politikalarımızın tamamı ile Şartlar ve Koşullarımızın yanı sıra AdSense politikalarına başlangıç kılavuzumuzdaki bilgileri de incelemenizi öneririz. Bunlara ek olarak, reklamlarınızla ilgili geçersiz etkinlikleri engellemenize yardımcı olacak bazı ipuçlarını aşağıda bulabilirsiniz:

    Kanalları kullanarak reklam trafiğinizi segmentlere ayırın.
    URL kanallarını, özel kanalları veya hatta DFP reklam birimlerini kullanarak trafik raporlarını anlamlı segmentlere ayırın. Bu, trafik kaynaklarındaki veya uygulamadaki değişikliklerin reklam trafiğinizi nasıl etkileyebileceğini ölçmenize yardımcı olur. (Örneğin, bu reklam birimini taşımak, bu kanaldaki BGBG 'mi nasıl etkiler? AdWords'ten trafik satın almak bu kanallardaki TO'mu nasıl etkiler?)
    Sitenizi kimin ve nasıl ziyaret ettiğinden haberdar olun.
    Sitenizin ziyaretçileriyle ilgili ayrıntılı bilgi edinmek için Google Analytics'i kullanın ve tüm şüpheli kullanıcı davranışları konusunda tetikte olun. (Kullanıcılarım coğrafi olarak veya İnternet'te nereden geliyor? Sitemde hangi sayfaları görüntülüyorlar?) Ayrıca, ek kaynaklar bulmak üzere, Google'da "web yöneticisi kaynakları", "web sitesi izleme ve günlük kaydı tutma" veya " site trafiği analizi" gibi terimleri arayabilirsiniz.
    Güvenilmez / düşük kaliteli taraflarla iş ortaklığı yapmaktan kaçının.
    Bazı yayıncılar, sitelerine gelen trafiği artırmak amacıyla düşük kaliteli reklam ağları, arama motorları veya dizin siteleri ile iş ortaklığı yaparken geçersiz etkinliklerle ilgili sorunlar yaşamıştır. Trafikle ilgili daha fazla bilgi edinin.
    Bir sakınca görmeseniz bile kendi reklamlarınızı tıklamayın.
    Bir reklamla ilgilenseniz veya hedef URL'sini arasanız bile, kendi reklamlarınızı tıklamanız yine de yasaktır. Bunun yerine, lütfen AdSense önizleme aracını kullanın. Kendi reklamlarınıza yapılan tıklamaları filtrelediğimizde bile bu tıklamaları tamamen yok saymadığımızı lütfen unutmayın. Bir yayıncının, kazançlarını veya bir reklamverenin maliyetlerini yükseltmek için kendi reklamlarını tıkladığını fark edersek, reklamverenlerimizi korumak için ilgili hesabı devre dışı bırakabiliriz.
    Uygulamanızı iki, hatta üç kez kontrol edin.
    Bazı yayıncılar, reklam istekleri üzerinde istenmeyen sonuçları olabilecek özel uygulamaları kullanır. Reklam uygulamanızda programlama hataları bulunmadığından, uygulamanızın AdSense politikalarına uyduğundan emin olun ve tüm kullanıcıların reklamlarınızla beklediğiniz gibi etkileşimde bulunmasını sağlamak için reklamlarla etkileşimi, farklı tarayıcılarda ve platformlarda test edin.
    Reklam kodunuzun izinsiz kullanımını engellemek için yetki verilen siteler özelliğini kullanın.
    Yetki verilen siteler özelliğimiz, hesabınızda yalnızca, belirttiğiniz sitelerde görünen reklamlara ilişkin istatistiklerin birikmesini sağlar. Bununla birlikte, sitelerinizi doğru eklediğinizden emin olun. Aksi takdirde sistemimiz, tutmayı tercih edeceğiniz trafiği filtreleyebilir.
    AdSense Yardım Forumu'na bakın.
    Sorunuz varsa, büyük olasılıkla başka bir yayıncı da aynı sorunu yaşamıştır. Dolayısıyla, daha fazla bilgi edinmek bir tartışmaya katılın veya kendi tartışmanızı başlatın. Geçersiz etkinlik oluşturma eğilimi gösteren bir üçüncü taraf veya durumla karşılaştıysanız, bunu diğer kullanıcılarla paylaşın.

Savcının katilini bulmak için

Savcının katillerinin arkasında kimin olduğunu anlamak için, işe Sıvas’tan, Başbağlar’dan başlamak gerek.. Ya da dönelim, Mumcu’ya bakalım. Mumcu’yu kim öldürdü, Hablemitoğlu’nu kim niçin öldürdü.

Şimdi bir haber: “DHKP-C baskınından Alman İstihbarat Örgütü ajanı çıktı. Terör örgütü DHKP-C’ye yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan Stephan Shak Kacnyski’nin Alman İstihbarat Örgütü BND ajanı olduğu belirlendi. Okmeydanı’nda terör örgütü DHKP-C’ye yönelik operasyonda İdil Kültür Merkezi binasında gözaltına alınan Almanya doğumlu İngiliz pasaportu taşıyan Stephan Shak Kacnyski (52)’nin, Alman istihbarat örgütü BND ile bağlantılı, DHKP-C’nin Avrupa’daki yöneticileri ile Türkiye ayağındaki yöneticileri arasında bilgi akışını sağlayan kurye olduğu ortaya çıktı. Kacnyski 2015’te Türkiye’ye 2 kez giriş yapmış. Polis, Kacynski’nin sıkça Türkiye’ye geldiğini belirledi. Kacynski, Gazi Mahallesi olaylarının duruşmalarına, Hayata Dönüş Operasyonu duruşmalarında ve DHKP-C üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanan Avusturyalı gazeteci Sandra Bakutz’un Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmalarına katıldı. İstihbarat birimleri, Kacynski’nin bir dönem Almanya ve Yunanistan’da DHKP-C üyeleriyle faaliyetlere katıldığını, sıkça İstanbul’a gelerek örgüt kurumlarıyla ilişkiye geçtiğini belirlediklerini ileri sürdü.”

İşin içinde Almanya var.. O Alman aynı zamanda bir İngiliz.. İzini sürün, bu tip kripto adamların aile bağları ABD’ye uzarsa şaşmamak gerek. Ucu ABD’ye ulaşıyorsa, büyük ihtimalle İsrail’le de bir bağı vardır.. İşin para boyutu varsa göz ucu ile İsviçre’ye bakmanız gerek.. Ticari boyutu varsa Hollanda’yla bir bağı da olabilir. Türk dünyası ile bağı varsa Rusya önemli. Türkiye’ye yönelik bir operasyon için, Bulgaristan, Yunanistan, Kıbrıs Rum kesiminin tramplen tahtası gibi kullanıldığını biliyoruz.

İşin içinde İsrail varsa İngiltere olmadan olmaz. Vatikan varsa İtalya da vardır. Suriye varsa Fransa olmadan olmaz.

Almanya kendinden ibaret bir ülke değil.. Almanya hâlâ işgal altındaki ülke statüsünde. Almanya’da ABD, İngiltere ve Fransa derin devleti de var.. Almanya’nın kendi derin devleti yanında, Doğu Almanya üzerinden Rus derin devletinin ajanları da var.. Kambersiz düğün olur mu ve tabii İsrail. İtalya ve Vatikan’ı da unutmayalım. Bavyera ve Kuzey Ren Vestfalya önemli. Köln katedralinin Vatikan açısından ifade ettiği değeri unutmayalım. Almanya en az 8 ülkenin birinci derecede ilgi alanı içinde bir ülke.

Ever Herr. ya da Mr. Stephan Shak Kacnyski’yi şimdi bir de bu gözle görelim.

Daha birkaç gün önce de Hatay’da Suriye’ye geçmeye çalışan İngilizler yakalanmıştı.

Başbağlar’daki katliamı kim niçin yapmıştı? O saldırıyı yapanlar yakalanmıştı da onları kim nasıl kurtarmıştı. Erdal İnönü o işin neresindeydi ve o olaydan sonra niçin siyaseti bıraktı.

CHP’nin, kimi CHP’lilerin bu tür olaylardaki ilgisi nereden kaynaklanıyor dersiniz.

Ergenekon’un avukatlığından, paralel dayanışmaya kadar nerede karışık bir iş varsa, orada CHP’nin parmak izini görebilirsiniz.

Savcının katillerinin izini sürerken dış istihbaratla örgütleri arasındaki derin ve karanlık ilişkiden tutun da kim bu olay karşısında nerede duruyora varana kadar, sürecin bütün merhaleleri, Türkiye’nin derin gerçeğini görmek açısından önemli bir fırsatla karşı karşıya olduğumuzu görelim. Medyada, STK, siyaset dünyasında kim nerede durdu, bu son derece önemli.

Sadece savcının katillerini değil, Türkiye’nin derin gerçeğini görmek ve bu işin sorumlularını deşifre etmek için, bu olay bir fırsat olabilir.

Selâm ve duâ ile

                                                                                      

5 Nisan 2015 Pazar

(BGBG) NEDİR?

Bin gösterim başına gelir (BGBG)


Bin gösterim başına gelir (BGBG), aldığınız her 1000 gösterimden elde edeceğiniz tahmini kazançları temsil eder. BGBG gerçekte ne kadar gelir elde ettiğinizi değil, tahmini kazancınızın aldığınız sayfa görüntüleme, gösterim veya sorgu sayısına bölünüp 1000 ile çarpılmasıyla ortaya çıkan değeri gösterir.
Formül:
BGBG = (Tahmini kazanç / Sayfa görüntüleme sayısı) * 1000
Örneğin:
  • Örneğin, 25 sayfa görüntülemeden 0,15 dolar tutarında bir tahmini kazanç elde ettiyseniz, sayfa BGBG'niz (0,15 dolar / 25) * 1000, yani 6,00 dolar olur.
  • 45.000 reklam gösteriminden 180 dolar tutarında bir tahmini kazanç elde ettiyseniz, reklam BGBG'niz (180 dolar / 45.000) * 1000, yani 4,00 dolar olur.
BGBG, reklamcılık programlarında yaygın olarak kullanılan bir sayıdır. Farklı kanallardan elde ettiğiniz gelirleri karşılaştırırken bu sayıdan yararlanabilirsiniz.

                                                                                           KAYNAK:Google Adsense Yardım formu

Yine özel güvenlik!



İçimizdeki hain kim! Evet, bugün yine özel güvenlik şirketlerinden söz edeceğim. Madem bu işe el atacaksınız, o zaman bu işi yapmadan önce vakıayı tepeden tırnağa incelemeniz gerek. Bakın hemen söyleyeyim, bu iş “Korucu” meselesinden ya da “Dershane”, “JİTEM” meselesinden daha basit bir hadise değil..
Özel güvenlik diyip geçmeyin, derin devlet de, paralel devlet de, MAFİA’da, yabancı istihbarat örgütleri de işin içinde. Bakın bakalım bu piyasada kimin eli kimin cebinde. Mesela MOSSAD  bu işin neresinde..
Blackwater, paralı asker (lejyon) işine de bakalım bu arada. Nasıl oluyorsa herkes bu memlekette şöyle ya da böyle her işi yapıyor, ama ASDER bir türlü SADAT’ı hayata geçiremiyor. Emekli istihbaratçı, asker ve polislerimizi dost ve kardeş ülkelere danışman olarak getiremiyoruz, onların eğitimi için burada kamplar kuramıyoruz, onlarla ortak ARGE projeleri uygulayamıyoruz. Evet, def-i mazarrat celbi menafiden evladır ama, bir yanlışı reddederken yerine doğru olanı koymazsanız başka bir yanlış gelir.
Hatırlayın, Danıştay saldırısında kameralar çalışmıyordu. Danıştay’ın özel güvenlik şirketi OYAK’ındı.
Mafia babalarının, ya da örtülü KİT hükmündeki, kayıtdışı siyasetin, yani derin devletin şirketlerinin güvenliğini kim sağlıyor. Yabancı şirketlerin güvenliğini kim sağlıyor.. Bunlar sadece güvenlik şirketi mi?
Örtülü, bazı kötü örnekler itibari ile kayıtlı gibi gözüken, kayıtdışı bir silahlı güçten söz ediyoruz..
Bu arada işini namusu ile yapan da var elbette. Bu yapıları bir paravan olarak kullanan da var.. Kuruyu yaşı ayırmak gerek önce.
İster doğru düzgün çalışsınlar ister ipin ucu MOSSAD’a çıksın, bakın bakalım, bunların güvenlik donanım ve yazılımlarını kim veriyor, bakımını kim yapıyor ve bu işlerin başındaki kişiler nerede kimden eğitim alıyor ve istihdam ediliyorlar.. Dürüst çalışanlar yazılımlarını, donanımlarını kimden alıyor, bakımını kim yapıyor, elemanı  nerden alıyor. İlgili insan kaynakları şirketi hangisi aceba..
Paralel yapı ve derin devleti öncelikle incelemeniz gerek. Sonra İsrail’in izini sürün. Almanya, İngiltere, ABD, Fransa, İtalya.. Herkes var.. Rusya.. İsrail sadece İsrail pasaportu ile gelmiyor, saydığım ülkelerin pasaportu ile de geliyorlar.. Onların şirketlerinin içinde de uzman olarak geliyorlar, HW, SW olarak elleri işin içinde.
Kameraları, izleme sensörleri, raporlama, arşivleme, yorumlama, analiz etme, her şey bu yapı tarafından kontrol ediliyor.. Birçok açık alan ve kapalı mekan kablolama, fiber optic altyapı çalışması, kamera sistemleri, bunların bağlı olduğu serverlerin yönetimi, wireless sistemler, up link bağlantıları, internet bağlantıları, bilgi güvenliği bu yapıların gözetiminde..
Bana kalırsa bu bilgiler en az kamu bilgileri kadar önemli.. Bu bilgiler gereğinde stratejik nitelikli bir kozmik bilgiye dönüştürülebilir..
Hastahaneler, bankalar, firmalar, meslek odaları, üniversiteler, yerel yönetimler, özel güvenlik elemanlarının çalıştığı her yer, mahkeme binaları hep gözetim altında. Uydudan izleniyorsunuz, kamera ile izleniyorsunuz, GPS ile izleniyorsunuz..
İşin fecaat yanı ne biliyor musunuz, bilgiler, sıradan insanların elinde ve güvensiz bir biçimde arşivleniyor.. Ne yazık ki, bizim hâlâ milli bir güvenlik yazılımımız ve milli bilgi bankamız yok.. Kamuda bilgi işlemdeki personeliniz ne kadar güvenli, serverleriniz ne kadar güvenli.. Yazılımlarınız, ana kartlarınız, HD’leriniz ne kadar güvenli.. Bu işin yapılmasını geciktiren hain kim? Kim neden oyalıyor bu işi? İktidarın içindeki AKP’liler, paralelciler, ağaç kurtları, derin adamlar olmasın sakın. Sadece küçük çıkar hesapları ile açıklanamaz bu ihanet..
Unutmayalım, sadece yaptıklarımızın değil, yapmamız gerekirken yapmadıklarımızın da hesabını vereceğiz. Hem bu dünyada, hem de ahirette!
10 yıldır bu işin sorumlusu olan herkese bunu anlatmaktan dilimde tüy bitti.. Erol Kaya bilir bu konuyu.. Ama olmayınca olmuyor. Sonuçta her şeyin bir vadesi var.. Madem bıçak kemiğe dayandı, o zaman kibriti gözümüze çok yaklaştırarak arkasındaki ormanı görmezden gelmeyelim. 2023’ü NDB/MBB ile taçlandıralım. Başbakan Davudoğlu’nu görebilsem ona da seçim beyannamesine bu konuyu koymasını söyleyeceğim ama göremiyorum ki.. Herkes çok meşgul. Günün meşgalesi bazan ufkunu karartıyor insanın. Danışmanlar da pencerenin camını silmek yerine majestelerinin gözlüğünün camı ile meşgul. Zaten onların çoğunun da “eli ayağı boş değil, tuttukları iş değil.” Selâm ve dua ile.

                                                                                  ABDURRAHMAN DİLİPAK
                                                                                       Akit Gazetesi Yazarı